Home / HABERLER / Güreşiyorum Porte 133 Özkan Sevsay

Güreşiyorum Porte 133 Özkan Sevsay

Güreşiyorum/Portre 133.Bölüm; Özkan SEVSAY/Almanya’ da “Türk Güreş Federasyonu” nu kuran Özkan abi..
Her vakit,
başta güreşçi oğlu
“Sedat SEVSAY” ile görüşürüz.
Özkan abi’ nin yeri bende bambaşka ..
Gurbette;
Hele ki; Almanya’da ; federasyon kurmak,
kulüp kurmak,
oraya giden
Türk Güreşçilere yardımcı olmak..
Saymakla bitmez.
O kadra dolu ki,
güreş ile ilgili geçen
up uzun bir ömür..
Sedat SEVSAY’ dan;
Sporcu hayatımda bana en büyük desteği veren,
Dürüstlüğü ve
saygınlığı ile tanınan ,
adam gibi adam benim babamdır.
Bana attığım her adımda beni destekleyen
Murat, Fuat, Nİhat ve
Suat ağabeylerimden her konuda destek verdikleri için teşekkür ediyorum
Ve hep sorar!!
“Ata çocuklarımın hepsi çok iyi idi.
Maalesef Almanya
Türk güreş federasyonunu kurduğum için çocukları
Alman forması ile güreşiyor ,
demesinler diye o vakit güreştirmedim.
Küçük oğlum ;
Sedat en üst kümede Schondorfun başkanı ve şef antrönörü.
Üvey oğlu
Jello Kramer en son Avrupa şampiyonasında 3.Olmuştu.
maalesef ;Rıza orda şanssızdı.
Bir sene evvelinde
23 yaş altı Avrupa 3.
Fuat Yıldız ve Rifat Yıldız kardeşlerin kıymetini bilmeyerek kaçırdık..
Sözlerinin sonunda …
“Anlatacak şey çok..
“Deşme beni,
ağlarım kardeşim.”
Sonra ben ısrarcı oldum.
Ve özkan abi;
İstanbul’ a gelince bol bol sohbet ederiz işallah.”
Yine ısrarcı oldum.
Başladı sağolsun anlatmaya…

Bu arada;
Ekte göreceksiniz :
(İlk beşte )1957 senesi İsveç milli takımı ile yaptığımız maç için kampa girdiğimiz piyorloti otelinden
çikarak yaptığımız yürüyüş;
Sağ baştan rahmetli
Riza Doğan,Ahmet Bilek,
Tefik Kış,Turan Kurt,
Yavuz Selekman, Ben Özkan Sevsay,
Burhan Bozkurt,
Kazım Ayvaz,
Tan Tarı galiba hayatta, ve yine rahmetli
Mithat Bayrak.
İsveç milli takımınla yaptığım bu maç benim Türkiyem adına yaptığım
ilk ve son maçtı.
Rakibim ;
1956 Melbron olimpiyat 57 kilo ikincisi Ersin Vesterby’i
açık farkla yendim.
Takımım maalesef 6-2 kaybetti.
Geçmiş zaman olurki hayali cihana değer,
Allah rahmete kavuşan kardeşlerime gani gani rahmet eylesin.

Anlatmaya devam;
On beş sene kadar evvel, Ankara’da;
Ahmet Ayık ,
İsmet Atlı beraber oturup sohbet ettik.
İsmet ağbey aile mutluluğum var.
Yine’de kendimi milli takım kamplarında görüp ağlayarak kalkıyorum.

Benim Almanya’da ne işim var diye dedim .!
Bana
Özkan bu işin sonu yok !!
Ahmet AYIK;
Ben olimpiyat şampiyona oldum.
İkinciyi kaçırdım diye üzülürüm.
Onun için düşündükçe boş ver..
Kısmet dedi.

Devam ediyor;
Onlarda bizim gibi;
Milli takımlarımızdan bir çok güreşçi Alman liglerinde güreşiyor.
Corena müsibeti yüzünden bu sene daha faaliyet yok .
Yine daldı..
“Bir ara dönüş yaptım.
Emirgan kampına gittim.
Milli Takım hocama dedim .
Hocam ben temelli döndüm…
istersen beni şimdi al, kilomdaki ile maç yapayım.
İstersen kampa al ,
maç günü seçme yapayım ,
istersen dışarda hazırlanayım maç Günü maç yapayım dedim.
İsmi lazım değil ,
bir tek kol ,köprü ,
bir salto tuş..
Hoca herseferinde yahu duşlar hala yanmıyormu !!
Diye köşke bakıyor…..

Milliyyetin arşivinden;
Almanya Türk Güreş Federasyonu Başkanı Özkan Sevsay,
Güreş Federasyonu Başkanı Halil Ata ile dün görüştü.
Almanya Güreş Federasyonu Başkanı Özkan Sevsay,
Almanya ‘da yaklaşık
3 milyon Türk ailesinin oluşturduğu..
Şefik Namlı’ dan;
1939 doğumlu..
Sergi sarayı zamanımızda tıklım tıklımdı..
Topkapı Güreş kulübü.
Özkan Sevsay hoca vardı.
Güzel günlerimiz oldu..

Cumhuriyet’ ten;
18 Mayıs 1959;
Üç günden beri devam eden Turkiye şampiyonasında;
57 kılo 1. Özkan Sevsay …
Serbest ve Grekoromren gureş İstanbul’ dan
67 kıloda Şahap Kara Teknık netıceleri şoyledır.
73 kıloda Izzet Vardarlı
Agırda 1. Nureddm Karagoz (Sıvas)
73 kılo 1. Mahmud Atalay (Çorum)
79 kılo 1 Rıza Dogan (Kayseri)
87kg.kılo 1 Hasan Gungoı (Denızli)……

SEDAT SEVSAY’ ın kendi kaleminden;
Ben 1973 Almanya doğumluyum.
Güreş sevgisini babamızdan heralde bize miras kaldı.
Altı yaşında ağabeylerim, beni güreş idmanına götürdü.
En kısa zamanda güzel başarılar elde ettim.
Ancak;
Almanya şampiyonluğu kazanan sporcuları sürekli yendiğimiz halde bize Türk olarak ,
Almanya şampiyonasına katılma şansı tanımadılar.
Yinede en iyi şekilde güreş sporunu çok sevdiğim için devam ettim.
Almanya liglerde takımım
ASV Schorndorf için uzun sene mücadele ettim.
Sporcu kariyerimi bittikten sonra antrenörlüğe başladım.
Takımımı en alt kümeden 6 kere üst üste Küme çıkarak birinci lige çıkarttım.
Ayrıca Beş sene içinde Almanya’da en büyük
Antrenörlük A-lisansın sahibine oldum ve

Üvey oğlumu milli takıma kazandırabilmek mutluluğunu yaşadım.
Sevsay ailesi olarak;
Jello Krahmer’in baba ve ata sporumuzu devam ettirdiğini bizi ailece çok mutlu ediyor.
kendisi
2017’de U23 Dünya şampiyonasında ve
2020 de büyük erkeklerde romada Avrupa’da bronz madalya kazanmayı başardı.
Daha henüz 24. Yaşındaki ağır siklete güreşen Jello için inşallah daha büyük başarılar nasip olur

Sedat SEVSAY’ ın
babası özkan SEVSAY ile ilgili olarak;
Tabii ki çok anlarımız var.
Onu insan ve sporcu olarak her zaman örnek aldım.
Kendisi bize hiçbir konuda hiçbir zaman baskı yapmadı.
Ama onu ,
İdman olsun,
Maç olsun salonda gördüğümüz zaman
Her vakit ,
bizim için büyük bir motivasyondu.

Benimle ilgili de ;
Sedat’ a soraramış !
Bahsediyor ve soruyor ..
Ata hocayı gördün mü Uluslar arası Şampiyonası’na gidince..

Yine babası ile ilgili;
Sporcu hayatımda bana en büyük desteği veren,
Dürüstlüğü ve saygınlığı ile tanınan ,
adam gibi adam benim babandır.
Bana attığım her adımda beni destekleyen
Murat, Fuat, Nİhat ve Suat ağabeylerimden her konuda destek verdikleri için teşekkür ediyorum

Yazımızı; Rahmetli Ali GÜMÜŞ’ ün yazısı ile sonlandıralım..
Rahmetli;Ali gümüş’ ten “Yeni Şafak”
Sporcu göçü.
Türkler’in Almanya’ya göçünde tam 40 yıl doldu,
şimdi bununla ilgili çeşitli toplantılar düzenleniyor ve medya konuya eğiliyor.
Bir süre önce Yeni Şafak’ta 40 yıl önceki göçün öyküsünü yazdım.
Bugün de güreş açısından meseleyi dile getirmek istiyorum:
Bir zamanlar Fatih Camii yakınlarındaki Güreş İhtisas Kulübü’nde çalışırken,
önemli sporcular olmadığında bazı arkadaşlarımla birlikte idmanlara çıkmadığımızı hatırlıyorum.
Mustafa Dağıstanlı, Hüseyin Akbaş ve hele-hele Yaşar Doğu o gün kulüpte ise idman atmosferi de buna göre doruğa yükselirdi.
Güreş kulüplerinde sessizliğin başlamasında Almanya’ya göçün izlerini buluruz.
Çifte Olimpiyad Şampiyonlarımızdan Mithat Bayrak, bir gitti pir gitti, hâlâ oralarda.
1960 Roma Olimpiyadları Şampiyonlarımızdan Ahmet Bilek, gurbette intihar etti.
Dağıstanlı ile başa-baş maçlar atan Seyfi Özel’i trafik kazası sonunda yitirdik.
Hamit Aslan, Yaman İnanç, Ziya Doğan,
Özkan Sevsay, Tan Tarı, Hasan Akyol, Mazhar Cengiz, İzzet Büyük, Münir Çalışkan, Osman Kambur,
Attila Oktav, Attila İzbilir, Hayrullah Şahin,
Ahmet Tiren, Vahit Uysal, Ali Yağmur, Kazım Yıldırım, Fahrettin Çankaya, hep gurbet yollarında pehlivanlıklarını yitirdiler.
Roma Olimpiyadları Şampiyonlarımızdan Müzahir Sille gurbette en azından 25 yıl kaldıktan sonra vatana döndü.
Tokyo Olimpiyadları’nın altın adamlarından Kazım Ayvaz, 35 yılı aşkın süreden beri İsveç’te yaşıyor.
Emin Rençber, gelecek vaad eden ağırlardandı,
gurbette eridi gitti.
Cevat Erdoğan’ın İsveç macerası da en azından 40 yılı aştı.
Bilal Tabur, 25 yıl ekmeğini gurbette aradı.
Vehbi Akdağ, kardeşi Ahmet, Fahrettin Akbaş, Seyid Ahmet Ağralı da yıllarca Alman minderlerinde ter döktüler.
Sofya’da düzenlenen son dünya şampiyonasında üçüncü kuşak gurbetçilerimizden
Vahap Hanlı, 63 kiloda Almanya’yı temsil etti
Ama madalya alamadı.
Almanya’ya göç treni sanki ilk kez güreş kulüplerimize daldı,
minderler birdenbire boşaldı.
Müzahir Sille’nin Witten bölgesinde birinci olduktan sonra (1962) bana gönderdiği kartpostalı hâlâ saklarım.
Arkasında şu satırlar yazılıdır:
“Türkiye’de 10 defa Olimpiyad Şampiyonu olacağına Almanya’da bir kere bölge şampiyonu ol daha çok itibar görürsün…”
İlk yıllarda ikinci, üçüncü el otomobil satın alanlar konvoy halinde yazı geçirmek için Türkiye’ye gelirlerdi.
Güreşçilerin, seçilmiş sporcuların dışında pek çok gurbetçimiz oralarda vasıfsız işçi olarak çalıştılar.
Giderek piramit değişti.Şimdilerde 2 milyonu aşan gurbetçimizin yılda 100 Milyar Mark’a yakın ciroyu bulan işler yaptıklarını iftiharla duyuyoruz.
40 yıl içinde en az bu kadar meblağı da Türkiyemize gönderdiler.
Müzikte, şiirde, felsefede adeta erişilmez yapıtlar meydana getiren Almanlar,
Alpin ve Slavlarla karışıktırlar,
Almanlar dolikosefal, Alpinler ise Brakisefal’dirler.
Ülkenin kuzeyinde yaşıyanlar Protestan, güney Almanya ise Katolik’tir.
Derler ki Almanlar’da Neron gibi eziyet etme alışkanlığı vardır.
Düşünür Gobineau, Almanlar için “üstün ırk” teorisini ortaya atmıştı.
Her ne olursa olsun, endüstride rasyonelleşmeyi gerçekleştiren ilk ulus olduklarını hiç unutmuyor,
ama oralara giden güreşçilerimize yanıyorum.

Gurbetçi ilk güreşçi
1924 Paris Olimpiyadları’na katılan Milli Takımımızın kaptanlığını yapan Dürrü Sade (75 kilo) Almanya’ya giden ilk güreşçimizdir.
1960’larda vatana döndüğünde Küçükyalı’daki evlerinde onu ziyaret etmiştim. Helga adında bir bayanla evliydi ve çocukları yoktu. Farsça isim taşıyan ve Türkçe anlamı “Saadet İncisi” demek olan Dürrü Sade, o gün bana şunları anlatmıştı: “Macar antrenör Raul Peter Türkiye’ye gelinceye kadar (göğüs çarprazı, kravat, kafakol ve tekkol)’la rakiplerimizi yenmeğe çalışırdık. Peter, Türkiye’ye (burgu, suples, tek-çift kle ile kafakol)’un çeşitlerini getirdi. Hababam hamurişi yer kilo almayı pehlivanlık sanırdık. Peter bizlere ızgara et, salçasız yemek ve meyva yeme alışkanlığı aşıladı.”
İlk gurbetçi güreşçimiz 24 Eylül 1979 tarihinde (77 yaşında) vefat etti.
Bekir Rafet; Almanya’ya göç eden ilk Türk sporcusu Bekir Rafet’tir.
Adı efsaneleşen bu futbolcu, Stuttgart Tren İstasyonu’nda toto Bayii idi.
Yıllardır birlikte çalıştığım ve bugün Yeni Şafak’ta birlikte olduğum arkadaşım Bekir Boran,
Almanya’da yaşıyordu ve bir gün telefonla beni arayıp “Ses getiren bir röportaj yapmak istiyorum, ne tavsiye edersin?” diye sordu.
O’na Bekir Rafet’in adresini verdim.
Bekir Boran, meşhur futbolcuyu buldu, konuştu ve gönderdiği yazısı Tercüman Gazetesi’nde tam sayfa yayınlandı.

Yorum Gönder

Görüşleriniz bizim için önemlidir. Yorumunuz için teşekkür ederiz. *

*

Scroll To Top