Home / HABERLER / Güreşiyorum Portre 77 İsmail Kosukoğlu
Güreşiyorum Portre 77 İsmail Kosukoğlu

Güreşiyorum Portre 77 İsmail Kosukoğlu

Güreşiyorum/Portre/77;İsmail KOSUKOĞLU; EVDE KAL Güreşçi, Şampiyon (Özellikle Veteranlar’ da Dünya’ da rekor sahibi onlarca (13 )kez Dünya Şampiyonu oldu. ), Kulüp ve Mili takım Teknik Direktörlüğü yaptı. Gençliğinde 3 kez Avrupa şampiyonu oldu.) BU BİR MUCİZE Mİ? 35 YILDIR AYNI KİLODA GÜREŞİYOR . Antrenör olarak disiplinin yanında kendine özgü kuralları oldu. TODOR JİVKOV MAÇIMIN KASETİNİ İZLEDİ, İZLETTİ, AF ÇIKTI. 31 YILDIR ARALIKSIZ TÜRK MİLLİ TAKIMLARINI YÖNETİYOR. Bir Türk olarak İstiklal Marşı’nı okutmak hep rüyalarımda vardı. Bu fırsat çıkınca kürsüde müthiş bir heyecan hissediyorum” diye konuştu
Teknik kapasitesi yüksek bir güreş adamı. Teknik adam olarak ; Türkiye Kadın Güreş Milli Takımı’nın teknik direktörlüğüne getirildi. Bulgar Güreş Federasyonu tarafından Büyük Vefa Onur Ödülü verildi. (Aynı şekilde TGF ‘de verdi.) 2016 Rio Olimpiyat Oyunlarına tam kadro gittiler. Kadın Güreş milli takımda ilk oldu. 2012 Londra Olimpiyat oyunlarında da ilk kez kendisi ve teknik ekibi bir ilki başardı. Kadınlarda ilk kez katıldık. Avrupa şampiyonu ve Dünyada madalyaları var. İlk kez Yalçın İpbüken federasyonunda görev aldı. Detay ekte

Başlıklarla Devam ediyoruz.

-1972 Münih Olimpiyat Oyunları’ da… 44 Yıllık Sır..(Rahmetli Celal Demirbilek yazmıştı.
-15 YILDIR KADIN GÜREŞ MİLLİ TAKIMININ BAŞINDA OLLDU.
– KADIN MİNDERİNDE İLK KEZ 5 OLİMPİYAT KOTASI ALDILAR TEKNİK EKİBİ İLE BERABER.
-Antrenörlük ve veteran sporculuk dönemi. Kosukoğlu, Almanya’dan Türkiye’ye döndükten sonra Bursa’ya yerleştiğini ve o dönemin güçlü takımlarından Tofaş SAS’ta antrenörlüğü yaptı.
-“Kırcaali’de doğup büyüdüğüm ve başarılı bir spor kariyeri geliştirdiğim için gurur duymaktayım. Bir an bile doğup büyüdüğüm yeri unutmadığımdan emin olabilirsiniz.
– “1985’te güreş milli takımına antrenör olarak getirildim. Fevzi Şeker, Reşit Karabacak gibi dönemin yıldız isimlerine hocalık yapmak büyük bir keyifti kendi adıma.
– Bayanlara güreş yaptırmak zor mu?

“Hiç de göründüğü gibi değil. Çok çalışkan ve disiplinliler bir kere. 2016’da bayanlarda ağır sıklette Yasemin Adar’la ilk kez Avrupa şampiyonu olarak tarihe not düştük. Adar benden sonra gelen ekiple de dünya şampiyonluğu madalyasını boynuna taktı. Emriye Musta, Simge Yılmaz, Sümeyye Sezer çok yetenekli güreşçilerdi.
-“1948 Bulgaristan Kırcaali doğumluyum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Doğum yerim Kırcaali ile ona komşu Mestanlı, benzetme yerindeyse bir güreşçi yatağıdır. Güreşe, 1959 yılında 11 yaşında kendisi de bir güreşçi olan amcam Süleyman Kosukoğlu’nun teşvikiyle başladım. İlk ve ortaokul bittikten sonra Mestanlı’da liseye devam ettim. Türk güreşinin efsane antrenörlerinden rahmetli Muharrem Atik’le tanışmam bu yıllara denk gelir. Onun öğrencisi olmak benim için bir gurur belgesi gibidir. 3 yıl Mestanlı’da güreştikten sonra yine Atik hoca ile Kırcaali’de çalışmalarıma devam ettim. 17-18 yaş yıldızlardan başlamak üzere, 18-20 yaş gençlerle, büyüklerde Bulgaristan şampiyonluklarım bu disiplinli çalışmaların bir sonucudur
– Uzun bir suskunluk döneminden sonra son yıllarda minderde peş peşe altın madalya kazanmaya başladık. En beğendiniz güreşçiler hangileri?

“Rıza Kayaalp, Taha Akgül en çok ön plana çıkanlar. Metehan Başar da çok başarılı bir genç.”

İzninizle özel yaşamınıza gelmek istiyorum. Nelerden hoşlanırsınız. Sinema, tiyatro gibi hobiniz var mı?

“Televizyon olunca pek sinemaya gidemiyorum ama tiyatroya gitmeyi severim. Kendi branşımla ilgili kitaplar ilgimi çeker. Ayrıca her gün bir günlük gazeteyi son satırına kadar okumaya çalışırım.”

Son olarak sevmedikleriniz!?

“Siyaset ile ticareti hiç sevmem. Bir de maç izlemeyi sevsem de ileride hastalık haline geldiği için takım tutmam.”

Basında çıkanlar..
1.

Türk Bayan Güreşine büyük katkılarda bulunan başarıları ile tarih yazan, Rio Olimpiyatlarına 5 kota alınmasının mimarı Bayan Güreş Milli Takım Teknik Direktörü İsmail Kosukoğlu, yıllar önce Münih Olimpiyatlarında Türk Milli Takım güreşçisi Ali Şahin’e tuş olduğu maçın perde arkasındaki gerçekleri gün ışığına çıkardı.

CELAL DEMİRBİLEK
1972 Münih Olimpiyatlarında güreş minderinde yaşanan 44 yıllık bir sırrı KARAR Gazetesi ortaya çıkardı.
Türk Bayan Güreşine büyük katkılarda bulunan başarıları ile tarih yazan, Rio Olimpiyatlarına 5 kota alınmasının mimarı Bayan Güreş Milli Takım Teknik Direktörü İsmail Kosukoğlu, yıllar önce Münih Olimpiyatlarında Türk Milli Takım güreşçisi Ali Şahin’e tuş olduğu maçın perde arkasındaki gerçekleri gün ışığına çıkardı.
İsmail Kosukoğlu, 1972 yılında Bulgaristan Milli Takımı mayosu ile Ali Şahin’e dördüncü turda tuşla yenildiği maçı bilerek kaybettiği, şeklinde yapılan dedikodulara ve Bulgaristan’da 3 yıl ceza alıp, Bulgar Milli Takımından ihraç edildiği, ömür boyu ceza aldıktan ve güreş hayatı bittikten sonra perde arkasında yaşanan gerçekleri Gazeteniz KARAR’ a açıkladı.
O MAÇIN GERÇEK YÜZÜ
İsmail Kosukoğlu, Bulgaristan Milli Takımı mayosu ile Türkiye Milli Takımı güreşçisi Ali Şahin’e karşı tuşla kaybettiği ve Bulgaristan’da büyük tepkilere neden olan o maçın gerçek yüzünü şöyle anlattı. “O gün, Ali Şahin günündeydi. Onun bir Ali Cengiz oyunu vardı. Ben üstte, Ali abi alttaydı, Ben sarmayı taktığımda Ali abi bu oyunu Türkiye’de karakucak, ve minder güreşlerinde ağır sıkletlere dahi yapıp galip geldiği maçlar çoktu.
ALİ CENGİZ OYUNU
Ali abinin o oyunu şöyle idi. Ali abi altta iken açılıp üstteki rakibine sarma yapmasına izin verir. Bundan sonra Ali Cengiz Oyunu başlardı. Bende diğer rakipleri gibi bu taktik tuzağa düşmüştüm. Ali abi beni sol bileğimden yakaladı. Sol ayağıma da hamle yapıp üzerime atladı ama bir anda kendisi altta ben üstte idim. Sonuçta ben köprüde kaldım. Bunu bir iki defa denedi. Ben kurtuldum. Benim de en iyi oyunum sarma idi.. Ali abiye sarma takamazsam tuşla yenmem mümkün değildi. Her ikimizde riske girmeye başladık. Puanla yensem de yenilsem de her ikimiz de olimpiyattan elenecektik. Ben üçüncü sarma denememde Ali abinin, Ali Cengiz Oyunu’ nun tuzağına düşerek bu kez tuşla mağlup oldum. Ali abi beni o gün helalinden yenmişti. Ancak Bulgarlar o maçta bahaneler aradılar. Maçı verdiğimi iddia etseler de Ali Şahin abim beni hakkı ile tuşlamıştı.”
Peki ondan sonra N’ oldu?
TODOR JİVKOV MAÇIMIN KASETİNİ İZLEDİ, İZLETTİ, AF ÇIKTI
“Bulgarlar beni güreşten iyice silmek istiyorlardı. Ben salonlara kaçak girip gizlice antrenmanlar yapıyordum. Ne kadar antrenman yapsam da müsabaka gibi olmuyordu. Devlet Başkanı Todor Jivkov, Bulgar güreşine beni yeniden kazandırmak için maçımın kasetini istemiş. O kasetimi Güreş Federasyonuna gönderip yeniden incelenmesini ve aydınlığa kavuşturulması emrini vermiş. 1975 Mayıs ayının ilk haftasında gelen tebligatta affedildiğim açıklanmış ve Yanbolu’da yapılan Bulgaristan Şampiyonasında mindere çıkmıştım. Ancak ne yazık ki 3 yıllık ceza dönemimde, 3 Avrupa ve 3 Dünya şampiyonasından olmuştum. Benim kilom da güreşenler de maalesef derece yapamamışlardı.
31 YILDIR ARALIKSIZ TÜRK MİLLİ TAKIMLARINI YÖNETİYOR
1985 den sonra Nuri Köseahmetoğlu birlikte Büyükler milli takımında antrenör görevime başladım 31 yıldır da aralıksız Türk Milli takımlarında görev yapmaktayım.
15 yıldır bayan milli takımında çalışıyorum. Türkiye’ye geldiğimde 30 yaşımını doldurup, 31 den gün almıştım.”
15 YILDIR BAYAN GÜREŞ MİLLİ TAKIMININ BAŞINDA
İsmail Kosukoğlu’nun hedefinde 1976 Montreal Olimpiyatı vardı. Ancak Olimpiyat kadrosuna dahil edilmeyip o hayalleri de bitince. Bir kez daha Türkiye’ye göç etmeyi gündeme getirdi. 1978 yılının Kasım ayında 31 yaşında Türkiye’ye ayak bastı.
Hedefimde 1980 olimpiyatı vardı. Ancak Türkiye Moskova olimpiyatlarını diğer ülkelerle birlikte boykot edip katılmayınca, Almanya’nın Raingen takımından gelen transfer teklifi üzerine bu ülkeye gitti.
Türkiye Milli Takımında antrenör olarak 31 yıldır da aralıksız görev yapan İsmail Kosukoğlu, 15 yıldır Türkiye Bayan Güreş Milli Takımını çalıştırıyor..
BU BİR MUCİZE Mİ?
35 YILDIR AYNI KİLODA GÜREŞİYOR
İsmail Kosukoğlu, Dünya Güreş sporunda belki de bir ilki gerçekleştiriyor. 35 yıl önce güreş sporuna 68 kilo ile başlayan Kosukoğlu, bu sporu noktalamasına ve 2011 yılından bu yana Veteranlar kategorisinde yine aynı kiloda güreşiyor ve dünya şampiyonalarında zirveden inmiyor. Hem güreşini sürdürüyor hem de Bayanlar milli takımımızda teknik direktörlük görevini yürütüyor. Veterenlarda 12 kez Dünya şampiyon olan Kosukoğlu, 2 kez de Dünya ikinciliği kürsüsüne çıktı. Hedefinin Veteran güreşini 2017 yılında noktalayacağını belirterek, “ gençlik yıllarımın hayalimde hep ay yıldızlı mayo ile güreşip, Türk bayrağını dalgalandırmayı arzu etmiştim. Gençlik yıllarımda bu mutluluğumu gerçekleştiremedim ama yaşlılığımda veteranlar şampiyonalarında tadını doya doya çıkarıyorum. Sevinçten hüngür hüngür ağlıyorum.” İsmail Kosukoğlu’nun, gençliğinde 3 Avrupa şampiyonluğu, 1 Avrupa ikinciliği, 2 Dünya ikinciliği, 1 dünya üçüncülüğü var.

Peki bu kiloyu nasıl koruyor…
“1998’den bu yana 20 yıldır et yemiyorum.. Nefsim çok kuvvetli. Kesinlikle hiçbir şeyden etkilenmem. Yemek davetlerinden kaçarım. Akşamları yemek yemem. 1980 den beri gazlı içeceklerden uzak duruyorum. Kahve – çay içmem. Akşam saat 10.00 yatarım, sabah gün doğmadan kalkarım.
Üç ayları, pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutarım.
Haftanın üç günü pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri ise antrenman yaparım. Milli takımda olduğumda biraz aksama oluyor.”
BAYAN MİNDERİNDE İLK KEZ 5 OLİMPİYAT KOTASI ALDIRDI
Bayanlar da ilk kez büyükler kategorisinde Avrupa şampiyonu çıkardı. U-23 kategorisinde 2 Avrupa şampiyonu, Takım halinde üçüncülük kazandırdı. 2016 Rio Olimpiyatlarına ilk kez 5 olimpiyat kotası aldırdı. Ve “İnşaallah kızlarımız olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekler” dedi.

2.

-İsmail Kosukoğlu tarih yazdı

Gençlik yıllarında 68 kiloda Avrupa şampiyonluğu ve dünya ikinciliği gibi başarıları bulunan eski milli güreşçi İsmail Kosukoğlu (66), ara verdiği aktif sporculuğa 50’li yaşlarında dönerek aynı sıklette Veteran Dünya Şampiyonlarında 10 altın, iki gümüş madalya kazandı.

Kosukoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güreşe, doğduğu Bulgaristan’da 1959’da başladığını ve ilk şampiyonluğunu bu ülkede 1966’da gençler kategorisinde elde ettiğini söyledi.

İlk uluslararası derecesini, Bulgaristan Milli Takımı ile 1970’te Berlin’de yapılan Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak elde ettiğini dile getiren Kosukoğlu, aynı sene Kanada’da gerçekleştirilen Dünya Şampiyonası’nda da ikinci olduğunu bildirdi. Başarılarını sürdürerek 1971’de Avrupa üçüncüsü, 1972’de Avrupa birincisi olduğunu vurgulayan Kosukoğlu, şöyle devam etti:

“1972’de Münih Olimpiyatları’nda Türkiye adına güreşen Ali Şahin’e yenilince Bulgaristan Milli Takımından ihraç edildim ve ’ömür boyu spordan men cezası’na maruz kaldım. Üç yıl süren çabalarım sonucu yeniden minderlere döndüm. 1975’te aynı kiloda yine Bulgaristan şampiyonu oldum. Tüm rakiplerimi yendiğim için yeniden Bulgaristan Milli Takımına seçildim ve aynı yıl dünya üçüncüsü oldum. 1976’da Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandım. Aynı yıl Kanada’da düzenlenen Montreal Olimpiyatları için Bulgaristan Milli Takımı kadrosuna alınmadım. O dönem Bulgaristan’ı terk etmeyi ve Türkiye’ye gitmeyi kafama koydum ve bunu 1978’de gerçekleştirebildim. Ana vatana dönüşümün ardından 1980’de Türkiye Şampiyonası’nda ikincilik aldım. Daha sonra bir süre Almanya’da yaşadım.”

Antrenörlük ve veteran sporculuk dönemi

Kosukoğlu, Almanya’dan Türkiye’ye döndükten sonra Bursa’ya yerleştiğini ve o dönemin güçlü takımlarından Tofaş SAS’ta antrenörlüğe başladığını anlattı.

Türkiye’de 1985’ten 2013’e kadar yıldızlar, gençler, büyükler ve bayanlar milli takımlarında görev yaptığını, bu süreçte önemli sporcular yetiştirdiğini dile getiren Kosukoğlu, 2001’den itibaren Veteranlar Dünya Şampiyonalarına katılmaya başladığı bilgisini verdi. Veteranlar Dünya Şampiyonası’nın, 40-45, 45-50, 50-55, 55-60, 60-65 ve 65 yaş üstü kategorilerinde yapıldığını bildiren Kosukoğlu, gençliğinde elde edemediği dünya şampiyonluklarına, formunu koruyarak yine 68 kiloda ulaştığını söyledi.

Türk bayrağını 10 kez göndere çektirip İstiklal Marşı’nı dinlettiğini, iki kez de gümüş madalya kazandığını ifade eden Kosukoğlu, “Bu sene kısmetse 11’inci şampiyonluk için yarışacağım. Yine iddialıyım ve şampiyon olacağıma inanıyorum. Bir Türk olarak İstiklal Marşı’nı okutmak hep rüyalarımda vardı. Bu fırsat çıkınca kürsüde müthiş bir heyecan hissediyorum” diye konuştu

21 Ekim Kırcaali Günü münasebetiyle düzenlenen Meclis’in özel oturumunda çok kez dünya serbest güreş şampiyonluğunu kazanan İsmail Kosukoğlu ve ölümünden sonra Obedinenie Toplum Merkezi’nin kurucusu Kiril Vankov, Kırcaali’nin Fahri Vatandaşı unvanıyla ödüllendirildi.

Özel oturumda konuk olarak Eğitim Bakan Yardımcısı Mukaddes Nalbant, Yatırım Tasarımı Bakan Yardımcısı Ceyhan İbramov, Kırcaali Milletvekilleri Erdinç Hayrulla, Mustafa Ahmed, Milko Bagdasarov, Tsveta Karayançeva, Kırcaali Valisi Biser Nikolov, Kırcaali Kamu Denetçisi Hakif Emin, kardeş Maronya Belediye Başkanı İliyas Yoanakis ve Komotini (Gümülcine) Belediye Başkan Yardımcısı Levent İsmail, devlet kurumu, kuruluş, sivil toplum kuruluşu, firma temsilcileri ve vatandaşlar hazır bulundular.

Belediye Başkanı Hasan Azis tarafından yapılan teklifi, oturumda bulunan tüm 38 Meclis üyesi oy birliğiyle desteklediler. İsmailov’a Kırcaali Belediyesi’nin amblemini taşıyan heykel ve diplomayı bizzat Hasan Azis sundu. Ödül aslen Stremtsi (Göklemezler) köyünden olan İsmail Kosukoğlu’ya Kırcaali ve Bulgaristan’ın şöhretini arttıran sporda elde ettiği sayısız üstün başarılardan dolayı veriliyor. Stremtsi köyündeki güreş kulübünde spora başlayan Üseyinov, 16 yaşındayken cumhuriyet kupasını kazanıyor. 1970 yılında Berlin’de ilk Avrupa şampiyonluğunu elde ediyor.

3.

İsmail Kosukoğlu, çok kez milli, Avrupa ve dünya şampiyonluğu kazanıyor. Ustalığı ve spor alanında elde ettiği yüksek başarılarıyla gençlere örnek olarak Kırcaali İlçesi’nin otoritesini ulusal ve uluslararası düzeyde yükseltilmesine katkıda bulunuyor. Şu anda aktif olarak spor faaliyetlerine devam ediyor. Birkaç gün önce onuncu kez veteranlar arasında dünya güreş şampiyonu unvanına sahip oldu.

Yaptığı konuşmada Kosukoğlu, “Kırcaali’de doğup büyüdüğüm ve başarılı bir spor kariyeri geliştirdiğim için gurur duymaktayım. Bir an bile doğup büyüdüğüm yeri unutmadığımdan emin olabilirsiniz. Sizin benim başarımı görmeniz benim için en büyük ödüldür. Bayramınız kutlu olsun” diye konuştu.

Bundan 100 yıl önce Kırcaali’de Obedinenie Toplum Merkezi’ni kuran Kiril Vankov’un adına ödülü kurumun şimdiki Başkanı Stoyan Anadoliev aldı. Heyecanını gizleyemeyen Anadoliev, ödül için teşekkür ederken Kırcaali Belediyesi’nin “Geçmişini Say, Geleceğini Kur!” sloganıyla gurur duyduğunu belirtti.

Ayrıca Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis’in emriyle Kırcaali Belediye Nişanı ile yılların eğitim emekçisi Doç. Petko Krıstev de ödüllendirildi. Yaptığı konuşmada Doç. Krıstev, çalışmalarında daima gerçeği savunduğu için kendisiyle gurur duyduğunu dile getirdi. Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis ve Kırcaali Valisi Biser Nikolov’un iyi yöneticiler olduğunu ifade etti.

Bugünkü oturumda Belediye Başkanı Hasan Azis, Petya Karakoleva adına çocuk edebiyatı için verilen ulusal ödülün 2013 yılı sahibinin O Dağdan Masallar kitabıyla Maya Dılgıçeva olduğunu duyurdu.
[5.04 06:13] Ata: Güreşte adı `Şampiyon Dede`ye çıkan, veteranlarda 3 kez Dünya Şampiyonu olan 2 torun sahibi 58 yaşındaki İsmail Kosukoğlu, gözünü 4`üncü şampiyonluğa dikti.

Bolu Aladağ`da bulunan Gençlik ve İzcilik Kampı`nda Genç Milli Serbest Güreş Takımı ile birlikte kamp yapan `Şampiyon Dede` İsmail Kosukoğlu, 4 Ağustos`da Letonya`nın Riga kentinde yapılacak olan Veteranlar Dünya Şampiyonası`na hazırlanıyor. Aktif spor hayatında 68 kiloda Avrupa Şampiyonluğu ve dünya ikinciliği bulunan, daha sonra veteranlarda güreşe devam ederek 3 defa dünya şampiyonu olan İsmail Kosukoğlu`nun hedefi 4`ncü kez Ay yıldızlı bayrağı göndere çektirmek.
Evli 2 çocuk ve 2 torun sahibi İsmail Kosukoğlu, Veteranlar Dünya Şampiyonası`na kendi imkanlarıyla katıldığını ve her yarışma için bin 500 ile 2 bin YTL harcadığını belirtti. 11 yaşından bu yana güreştiğini kaydeden İsmail Kosukoğlu, “Amacım Türkiye`yi ve Türk güreşini tanıtmak ve ay yıldızlı bayrağımızı göndere çektirmek. Yapılan tüm yarışmalara kendi imkanlarımla katılsamda, ülkemi temsil etmenin gururunu yaşıyorum“ diye konuştu.

4.
Güreşe adanmış bir ömür: İsmail Kosukoğlu
Bir minder/güreş duayeni İsmail Kosukoğlu…

Doğduğu Bulgaristan için olduğu kadar, yıllar sonra göç edip karnının doyduğu Türkiye için de önemli bir simge…

Bugün itibarıyla ‘Güreşin yaşayan eski ustalarını sayın’ denilse birçoğumuzun aklına efsane Ahmet Ayık’tan sonra gelecek ikinci isimdir bana sorarsanız.

Hem iyi bir sporcu, hem iyi bir antrenör, hem de iyi bir aile babası ve dede olabilmek herkese nasip olmaz; İsmail Kosukoğlu böyle bir kimliğe sahip işte, bilmeyenlerin mutlaka tanıyıp, öğrenmesi gerekiyor.

Sayısız kez çıktığı birincilik kürsüsünde eksik olan dünya şampiyonluğunu, veteran kategorisinde güreşmeye başlayınca yaşamak gibi ilginç bir özelliği de bulunuyor Kosukoğlu’nun.

Kariyerindeki en büyük eksikliğinin olimpiyatlarda altın madalya kazanamaması olduğunu söyledi yaptığımız söyleşide.

Gençlik yıllarına sığdıramadığı madalyalarıyla 50’sinden sonra ikinci baharında yüzleşmekse yaşam zincirinin en ilginç halkaları arasında.

12 dünya şampiyonluğunun yanı sıra; 2 dünya ikinciliğiyle, bir dünya üçüncülüğünün getirisi olan toplam 15 veteran madalyası için ‘kariyerimin nazar boncukları’ şeklinde konuşan efsane sporcu; bilinmeyenlerini de paylaştı sohbetimiz sırasında.

2016’da antrenörlüğe, 2017’de de aktif güreşmeye veda eden Kosukoğlu an itibarıyla gerçek bir ’emekli’ olduğunu ve bundan sonra yaşamdan keyif almaya çalışacağını

İsmail Kosukoğlu kendini nasıl anlatır tanımayanlara, buradan başlayalım isterseniz?

“1948 Bulgaristan Kırcaali doğumluyum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Doğum yerim Kırcaali ile ona komşu Mestanlı, benzetme yerindeyse bir güreşçi yatağıdır. Güreşe, 1959 yılında 11 yaşında kendisi de bir güreşçi olan amcam Süleyman Kosukoğlu’nun teşvikiyle başladım. İlk ve ortaokul bittikten sonra Mestanlı’da liseye devam ettim. Türk güreşinin efsane antrenörlerinden rahmetli Muharrem Atik’le tanışmam bu yıllara denk gelir. Onun öğrencisi olmak benim için bir gurur belgesi gibidir. 3 yıl Mestanlı’da güreştikten sonra yine Atik hoca ile Kırcaali’de çalışmalarıma devam ettim. 17-18 yaş yıldızlardan başlamak üzere, 18-20 yaş gençlerle, büyüklerde Bulgaristan şampiyonluklarım bu disiplinli çalışmaların bir sonucudur. Daha sonra Sofya CSKA Takımı’nda askerlik görevini tamamladım. 70, 71 ve 72 yıllarında 68 kiloda Avrupa şampiyonu olunca, Bulgaristan’da beni tanımayan kimse kalmadı.”
[5.04 06:15] Ata: Avrupa şampiyonluklarınızı bir dünya ve olimpiyat şampiyonluğuyla pekiştirememeyi kariyerinizde bir eksiklik olarak görüyor musunuz?

“Kuşkusuz önemli bir eksiklik. Bulgaristan Milli Takımı formasıyla 1970’de Berlin’de Avrupa şampiyonu olduktan sonra, aynı yıl içinde Kanada’nın Montreal şehrinde yapılan Dünya Şampiyonası’nda ikincilik kürsüsüne çıkmıştım. Yine 1971’de Avrupa üçüncülüğüyle, 1972’de bir kez daha Avrupa şampiyonu olmam güreş yaşamımın unutulmayacak başarıları arasındadır. Dünya ve Olimpiyat şampiyonluklarında altın madalya kazanmak her güreşçinin, daha doğrusu her sporcunun görmek isteyeceği en güzel rüyadır. Koleksiyonumdaki bu eksiklikler içimde hep ukde olarak kalmıştır.”

Bir de Ali Şahin’le 1972 Münih Olimpiyatları’nda yaptığınız ve tuşla yenildiğiniz unutulmaz bir güreşiniz var. Bir Türk’e kaybettiniz diye adeta sizi vatan haini ilan edip, ömür boyu boykot cezası vermişlerdi. Bir sporcu için yaşanabilecek en üzücü olay olsa gerek.

“O maçta Ali Şahin abi ekstra bir güreş çıkartıp, beni tuşla yenmişti. Ali Şahin usta karakucak güreşinden geldiği için ‘Ali Cengiz’ oyunu denilen oyunu çok iyi uygulardı. Ali abi altta iken açılıp, üstteki rakibine sarma yapmasına izin verirdi. Ben de bu tuzağa düştüm ne yazık ki! Ali abi beni sol bileğimden kavradı, sonra da sol ayağıma hamle yapıp üzerime atlayınca kendisi altta ben üstte kaldım. Köprüde kalmam Ali abiye avantaj sağlamıştı. Bunu maç boyunca bir iki kez denediyse de hepsinde de kurtulmayı başardım. Benim en iyi oyunum da sarma idi. Ali abiye sarma takamazsam tuşla yenmem mümkün olmayacaktı. Riskli güreşmeye başladık. Puanla yenmek ya da yenilmek her ikimize yaramıyordu, çünkü elenecektik. Ali abinin ‘Ali Cengiz’ oyununun tuzağına düşerek maçı tuşla kaybettim. Bu sonuç Bulgaristan’da büyük olay oldu, basın ve spor çevresi bilerek maç kaybettiğimi öne sürerek beni neredeyse vatan haini ilan ettiler. Oysa o gün helalinden yenilmiştim. Federasyon tarafından ömür boyu spordan menedilmek ölüm gibi geldi bana. Salonlara giremiyor, kaçak bir şekilde idman yapıyordum. Daha sonra zamanın Devlet Başkanı Todor Jivkov maçın kasedini federasyondan isteyip, izlemiş. Beni yeniden güreşe kazandırmak istiyordu. 1975 yılının mayıs ayında affedildim. Ne var ki 3 yıllık cezam boyunca 3 Avrupa, 3 Dünya Şampiyonası’nı kaçırmıştım. Benim yerime güreşenler de bu sürede dereceye giremediler.”

Peki Türkiye’ye dönüş ve TOFAŞ yılları için neler söyleyeceksiniz?

“21 Kasım 1978’de, yani sizinle bu röportajı gerçekleştirdiğimiz bu günde ve 31 yaşımdayken Türkiye’ye dönüş yapmıştım. Neredeyse üzerinden 40 yıl geçmiş. Bursa’ya yerleşip TOFAŞ Spor Kulübü’nde güreşmeye başladım. Mehmet Yalçın, rahmetli Ömer Sakızcı, Nurettin Kurt, Reşit Karabacak, Mehmet Güçlü gibi dönemin ünlü güreşçileriyle takım arkadaşı olmak çok güzel bir duyguydu. 1980 yılına kadar aktif güreşçi olarak TOFAŞ’ta güreş yaşamım devam etti. Bu süreçte kulüp başkanım Yalçın İpbüken ağabeyimin yardımlarını unutamam. Bir süreliğine Almanya’ya gidip, orada güreştim. Ligler başlayınca tekrar Türkiye’ye dönüp, TOFAŞ formasıyla devam ediyordum. Bu arada Reilingen Kulübü’yle de Almanya şampiyonu olduk.

1982 yılında Yalçın abinin ricasıyla altyapıda antrenörlüğe başladım. Çalıştırdığım gençlerle uluslararası arenada birçok başarılara imza attık.”

Daha sonra da milli takım yıllarınız başladı değil mi?

“1985’te güreş milli takımına antrenör olarak getirildim. Fevzi Şeker, Reşit Karabacak gibi dönemin yıldız isimlerine hocalık yapmak büyük bir keyifti kendi adıma. 2016 yılına kadar yıldız, genç, büyüklerde aralıksız bir şekilde antrenör olarak hizmet verdim. En son da 2001’den 2016’ya kadar 15 yıl bayan güreş mili takımında teknik sorumlu olarak görev yaptım.”

Bayan güreşi sizinle birlikte altın yıllarını yaşadı. 2016 Rio Olimpiyatları’na 5 kota alınmasındaki katkınız çok büyük. Bayanlara güreş yaptırmak zor mu?

“Hiç de göründüğü gibi değil. Çok çalışkan ve disiplinliler bir kere. 2016’da bayanlarda ağır sıklette Yasemin Adar’la ilk kez Avrupa şampiyonu olarak tarihe not düştük. Adar benden sonra gelen ekiple de dünya şampiyonluğu madalyasını boynuna taktı. Emriye Musta, Simge Yılmaz, Sümeyye Sezer çok yetenekli güreşçilerdi. Takım halinde bu ekiple dünya dördüncüsü olmuştuk.”

Bildiğim kadarıyla güreş yaşamınız boyunca sürekli 68 kiloda mindere çıktınız. Bu formunuzu neye borçlusunuz?

“Yaklaşık 20 yıldır ağzıma bir gram et sokmadım; çay, kahve ve gazlı içeceklerden uzak durmaya çalışıyorum. Nefsim çok kuvvetli, kesinlikle kolay kolay etkilenmem. Erken yatar, gün doğmadan kalkarım. Üç aylarla pazartesi, perşembe günleri oruç tutarım. Biraz zor görünüyorsa da alışınca sorun olmuyor.”
Yeni Dönem Gazetesi

Güreşe adanmış bir ömür: İsmail Kosukoğlu Engin AKSÖZ

https://www.google.com/search?q=ismail+kosuko%C4%9Flu+kimdir&source=lnms&tbm=vid&sa=X&ved=2ahUKEwiGltLO59DoAhVYRxUIHRqCAbgQ_AUoA3oECAsQBQ&biw=1396&bih=641

http://www.edirnetv.com/mobil/haber/1932/brezilya-kafilesi-yola-cikti.html

https://www.fanatik.com.tr/ismail-kosukoglu-tarih-yazdi-357068

https://www.yenidonem.com.tr/yazarlar/engin-aksoz-65/gurese-adanmis-bir-omur-ismail-kosukoglu-7039.html

https://www.kircaalihaber.com/?pid=3&id_news=11756
İsmail Kosukoğlu’ dan;
Özellikle ,Türkiye’de görev yaptığı dönemde
Yukarıda saydığım Dünya ve Avrupa’ da madalya alan güreşçiler ile görev yaptığım teknik adamlar ile ve idareciler ile elimizden geleni yapmaya çalıştık. Kendi şahsıma bir nebze olsun katkıda bulunabildiysem ne mutlu bize. .

Önemli bir tespit ile yazıyı noktalayalım..
-Hiç haberiniz olmaz bir anda size sürpriz yapar.
-Telefonun bir ucunda
İsmail Hocam ..” Öğretmenler gününüzü kutlarım “ Hep beni gafil avladı..
Ama geçen gün ben aradım ondan önce.. Çok mutlu oldu.
Bir özelliği de şu
Mutlaka Dünyanın neresinde olur ise olsun sporundan vazgeçmez..
İyi ki varsın hocam..
Dediğim gibi İsmail KOSUKOĞLU için yazacak çok şey var..
ve dahi güreşi için yaptığı önemli katkılar nedeniyle
İsmail KOSUKOĞLU dan
Allah razı olsun..
Dedim ya
Sayfalar yetmez hayatını yazmak..
…………………….
Daha önce
76 Değerli Şahsiyeti yayınladık.
ile “Portre” dizisine başlamıştık.
(Bu konuda önerilerinize de açığız.)
Whatsap; 05327757725-
Not: Toplu fotoğraf ve video Facebook sayfamda..
Not;1 Listede daha bir çok değerli isim var sırası geldikçe yayınlayacağız ..
Not; 2; 76 Değerli şahsiyeti bu “Güreşiyorum/Portre” de elimizden geldiği kadarı ile ;
Türk sporu ve dahi Güreşine katkılarından dolayı dile getirmeye çalışıyoruz.
Eksiğimiz, hatamızda oluyor.
Bu kadar uzun bir ömrü bir veya iki sayfaya sığdırmaya çalışıyoruz.
Esasında her biri onlarca sayfayı hak ediyor..
Özellikle Güreş yazarı günümüzde bir elin parmakları kadar bile değil.
Benden “GÜREŞİYORUM “ olarak bu kadar.
Hakkı geçen vardır mutlaka, helal etmeniz dileği ile.
Not; 3 Haber sırası ile; Önce www.guresiyorum.com ,Facebook(Toplu Fotoğraflar en çok orda)YouTube(Güreş ile ilgili 200 Video yayınladım ..), İnstagram, Twiteer ve Whatsaap gruplarında paylaşıyorum. 0505 369 02 02 ‘den de Bazen Cep mesajları atıyorum.
Not: Toplu fotoğraf ve video Facebook sayfamda.
DERECELERİ; Kaynak ; www.unitedworldwretling.org

Yorum Gönder

Görüşleriniz bizim için önemlidir. Yorumunuz için teşekkür ederiz. *

*

Scroll To Top